Gastro Konya Programı 6 Gün








































SELÇUKLUNUN İZİNDE KONYA
ANISINA |ŞEHİR OTELLERİ KONAKLAMA - 6 GÜN
FULL PAKET
Konya kentinin Selçuklu hâkimiyetine
geçişi 1071 yılında Anadolu’nun kapılarının Türklere açıldığı Malazgirt
Muharebesi'nden birkaç yıl sonrasına gerçekleşmiştir.
1079 yılında Anadolu Selçukluları
devletin başkenti olmuştur. Kentin ilk yerleşim bölgesi Alâeddin Tepesi olup
aynı zamanda bu döneminde saray ve ulu cami gibi önemli yapılar inşa
edilmiştir.
|
1.GÜN
|
SELÇUKLU TOPRAKLARINA
HOŞ GELDİNİZ
|
Konya Hava
limanından sizleri karşılıyoruz. Rehberimiz ile birlikte Konaklama yapacağımız
Otelimize Ulaşım sağlıyor ve dinlenmeniz için serbest zaman veriyoruz. Zaman
durumuna göre bugün Serbest Programlar yapılacaktır, konaklama bölgemiz
tanınacaktır.
Konaklama
Otelimizde: 4/5* Otellerde Konaklama yapılacaktır.
|
2.GÜN
|
SELÇUKLU
ESERLER KEŞFİ
|
Programın ilk günündeyiz, ilk sabah
kahvaltımız olacak, Otelimizde alacağımız Açık Büfe Kahvaltının ardından Bugün Selçuklu Başkenti Konya Şehrini
gezmeye başlıyoruz. Gezimiz öncelikle Alâeddin Camii ve Alaeddin Tepesi ile
başlıyoruz.
ALAADDİN
CAMİİ: Anadolu Selçuklu Devri Konya’nın en büyük ve en eski camisidir.
Şehrin merkezinde yüksekçe bir Hüyük olan Alâeddin Tepesi üzerine inşa
edilmiştir. Selçuklu Sultanı Rükneddin Mesut I’in son zamanlarında başlanılmış,
Kılıçaslan I I (1156-1192) devrinde inşaatına devam edilmiş, Sultan Alâeddin
Keykubad I tarafından 1221 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır. Camii İslam
mimarisi yapı tarzında inşa edilmiştir. Üzeri ağaç ve toprakla örtülmüştür.
İçerisi Sütunlar ormanını andırmaktadır. Bizans ve klasik devirlere ait 41 taş
mermer sütundan ibarettir. Camiinin en ilginç taraflarından birisi de
minberidir.
Minber abanoz ağacından birbirine
geçmiş olup, Anadolu Selçuklu ahşap işlemeciliğinin en güzel örnekleridir. 1155
yılında Ahlat’lı Mengum Berti tarafından yapılmış bir şaheserdir. Çinilerle
süslü mihrabın önünde çini süslü kubbesiyle örtülmüş bir saha mevcuttur. Mihrap
ve kubbelerin çinileri kısmen sökülmüştür.
Cami
ve Aleadddin Tepesi görülmesinin ardından hemen yanı başında olan Karatay
Medresesi Göreceklerimiz arasında.
KARATAY
MEDRESESİ: Karatay Medresesi, Sultan İzzeddin Keykavus II. Devrinde Emir
Celalettin Karatay tarafından, 649 Hicri (1251 Miladi) yılında yaptırılmıştır.
Mimarı bilinmemektedir. Osmanlılar Devrinde de kullanılan Medrese XIX. Yüzyılın
sonlarında terk edilmiştir. Anadolu Selçuklu devri çini işçiliğinde önemli yeri
b ulunan Karatay Medresesi 1955 Yılında “Çini Eserler Müzesi” olarak ziyarete
açılmıştır. Karatay Müzesinde, Beyşehir Gölü kenarındaki Kubad-Âbad Sarayı kazı
buluntuları arasında olan duvar çinileri, çini ve cam tabaklar ile Konya ve
yöresinde bulunan Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerine ait çini ve seramik tabaklar,
kandiller ve alçı buluntuları sergilenmektedir.
Yine
bir başka eserlerimizden İNCE MİNARE Selçuklu miraslarımız arasında nadide
yapılarımızdan biridir. Karatay Medresesine Yürüyüş mesafesinde olan İnce
minare müzesine gidiyor.
İNCE
MİNARE MÜZESİ: Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi
okutulmak üzere (Hicri 663) 1254 yılında yaptırılmıştır. Mimarı Abdullah oğlu
Kelük’tür. Selçuklu taş işçiliği şaheserlerinden olan taç kapısı üzerinde
kabartmalı geometrik ve bitkisel bezemelerle birlikte Selçuklu sülüsüyle yazılmış
“Yasin ve Fetih” sureleri vardır. Minare kaidesi kesme taşla kaplı tuğla
malzeme kullanılarak yapılmış ve ön cephede akant yaprağı ile bezelidir.
Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait taş ve ahşap eserler teşhir ed
ilmektedir.
Bugünün son zamanlarında ise Selçuklu
dönemi mutfağını inceliyoruz, öncelikle mutfağın bir evin avlusunda ( Hayat
kısmında) yetişen ürünler ile yazlık ve kışlık ayrılarak, dışarıdan çarşı ve
pazardan alış veriş yapmaya gerek kalmaksızın elde edilen yemeklerdir. Bugün
bir menü oluşturuyoruz ve bunu menü için alış veriş yapmak üzere Karılar
Pazarına gidiyoruz. Karı o dönemin bilgin, dili hoş anlatımı güzel olan
kişilere denilirdi, buraya gelerek çevresine toplanan kalabalığa anlatımlar
yaparlardı bu sebepten pazarın ismi Karılar Pazarı olarak kalmıştır. Menümüz Terhun Çorbası
– Kuru Patlıcan – Biber – Kabak Sarması ve hafif tatlılardan Höşmerim
olacaktır, yukarıda söylediğimiz gibi mevsimsel değişiklikler
gösteren yemeklerimizde bahçemizde olanları toprağından olmayanları ise rehberimizin
vereceği bilgiyle pazardan tedarik ediyoruz ve Atölyemize gidiyoruz. Bugün öğle
yemeğimiz ise Yağlı
Somun ismini verdiğimiz küf peynir ve Demleme çay ile olacaktır.
Şef, Yemek bilgini sizlere yardımcı
olacak Aşçımız ile önce Yemek tariflerini sunacağız ardından öncesinde yapılan
bu menüyü tadacağız, nasıl bir tat yakalamamız gerekliliği görsel, koku ve
tadıyla sizlere gösterildikten sonra şefimiz ile birlikte çalışmalara
başlıyoruz.
Keyifli bir o kadarda zorlandığımız bu
zaman diliminde her bir yemeğimizin yapılması aşamasında rehberimizin yöreye
ait anlatacağı Fıkralar, Hikâyeler ve yaptığımız yemeklerin günümüze geliş
süreçlerini dinleyeceğiz. Hep birlikte yemeklerimizi tadacağız, yöreden
jürilerimiz ile keyifli bir yarışmamızda olacak ki tadımızı, menümüzü,
şartlarını yerine en iyi getiren adayımıza küçük hediyelerimiz olacak.
Bugünün sonunda yemeklerimizi yedik ve
karnımızı doyurmuşsak otelimize hareket ediyoruz, Konaklama ve akşam yemeği
otelimizde.
|
3.GÜN
|
SELÇUKLU
VE AYAELANA – SİLLE
|
Sabah
Otelde alacağımız Kahvaltının ardından Konya’nın Yöresel Kahvaltısını yapmak
üzere otelden ayrılıyoruz, Yöresel kahvaltımızı Lokma hane’de aldıktan sonra,
Selçukluyu tanımaya devam etmeliyiz.
SAHİP
ATA KÜLLİYESİ: Anadolu Selçuklu Devleti Vezirlerinden Sahip Ata tarafından
1258-1283 yılları arasında inşa edilmiş olan mescit türbe, hanigâh e hamamdan
ibarettir. Mimarı Abdullah Bin Kellük’tür.
SIRÇALI MEDRESE: Sırçalı
Medrese 1242 yılında Bedreddin Muhlis tarafından Fıkıh ilmi okutturulmak için
yaptırılmıştır. Açık Avlulu Medrese tipindedir. Sanat yönünden çok zengin
Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı devirlerine ait mezar taşları bulunmaktadır.
Gezilerini yaptıktan sonra Konya Denilince aklan ilk gelen ve ana yemek olarak
kabul edilen ETLİEKMEK ile tanışacağız. Bunun için Konya’nın Köklü
Restoranlarından birine gidiyoruz. LOKMAHANE’ DE yiyeceğimiz Etli ekmek –
emek emek yapılan Turşular ve mis ayran ikramı yine sadece Konya’da göreceğiniz
Bamya Çorbasını tadacağız. Mengüç caddesinde kısa yürüyüş ile
Mevlana’yı tanıyacak Mevlana meydan’da unutulmaz kareler alacaksınız ve öğleden
sonra nadide bir köye gidiyoruz. Şehre yaklaşık 10 km uzaklıkta olan Sille’nin
tarihi yaklaşık olarak 5 bin yıl öncesine kadar gitmektedir. Yapılan kazılarda
M.Ö. 8. yüzyıl Frig’lere ait bazı kalıntılara rastlanmıştır. Roma döneminde yerleşim bölgesi olarak
kullanılmıştır. Roma ve Bizans dönemlerinin izlerini taşıyan yapıların varlığı
bu bilgileri kanıtlamaktadır.
Sille Köyünde göreceğimiz yerlerin başında Aya
elana Kilisesi Bulunuyor, Aya Elena Kilisesi: Bizans
İmparatoru Konstantinus’un annesi tarafından 327 yılında yapılan kilise ismini
de imparatorun annesi Helena’dan almıştır. Rivayetlere göre Helena, Kudüs’e
giderken burada konaklamış ve buraya bir kilise yapılmasını emretmiştir. Kilise
geçirdiği uzun süre içinde birkaç defa onarımdan geçmiştir. Üzerindeki kitabede
belirtildiği gibi son onarımı ise 1833 yılında yapılmıştır.
Bugün müze
olarak hizmet veren kilisenin yapımından Sille taşları kullanılmıştır.
Avlusundaki mağaralar ise oda olarak kullanılmıştır. Aya Elena Kilisesi giriş
ücreti bulunmamaktadır ve cuma günleri dışında hizmet vermektedir.
Buradan
yürüyerek köyün iç kısımlarına ilerliyoruz, sağımızda kalacak Sille
Mağaralarına tırmandıktan sonra buranın mazisini rehberimizden dinliyoruz.
SİLLE MAĞARALARI: Buradaki
mağaraların 11. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. İlçedeki mağaraların
yaklaşık olarak 40 adet olduğu belirtilmektedir. Mağaraların oyulması yoluyla
yapılan manastır da erken dönem Hristiyanlık eserlerinden biri olarak kabul
görür.
Köyün içerisinde
vereceğimiz molanın ardından, aracımızla Semt Pazarına gidiyoruz, Türkiye’de
pazarlar Günün sonunda biraz daha ekonomik fiyatlarda olurlar, satılmamış
ürünlerin satılması, depolara gitmemesi amaç edinilir, Akşam yemeğimiz için
Rehberimizin bildireceği Malzemeleri alıyoruz. Akşam yemeğimiz sonrasında ise Ülkemize götürmek için yapacağımız
Turşular için Malzeme ve Şişe alımlarını yapıyoruz.
Alış
verişimizin ardından ATÖLYEMİZE dönüyoruz, evimizde vereceğimiz dinlenme ve
atölye hazırlık için vereceğimiz serbest zamanın ardından rehberimizin
bildirdiği saatte Mutfakta hazırlanıyoruz. Bugün menümüz: Tutmaç Çorbası – Topalak Yemeği – İrmik
Helvası – üzüm Hoşafından oluşuyor. Şefimizin tarifi ile
başladığımız programda bir taraftan rehberimiz yemeklerimizin mazisini
anlatacaktır, yemeklerimizin ardından tabiî ki bugünde bir jürimiz olacak ve
puanlama yapacak, işini iyi yapan ödüllendirilecektir. Sonrasında Konaklama için otelimize gidiyoruz.
|
4.GÜN
|
SELÇUKLU
TOPRAKLARINDA BEYŞEHİR-SEYDİŞEHİR
|
Otelde alacağımız Sabah Kahvaltısının arından Bugün
Programda Konya merkeze 100 km uzaklıkta bulunan Bir göl ilçesi var, buranın
adı BEYŞEHİR.. Gezimizin ilk durağı TINAZTEPE
MAĞARASI: Seydişehir sınırında bulunan Tınastepe Mağarası olacaktır, Dünyanın üçüncü, Türkiye'nin en büyük
mağarasındayız, Toplam uzunluğu 22 km, gezilebilen bölümü 1580 metredir.
Sonundaki 64 metrelik iniş dışında tamamen yatay özellikte bir mağaradır.
Yaklaşık 1,5 saatimizi alacak mağara yürüyüşümüz sizleri çok etkiyecektir,
mağara içerisinde korunan Peynir ve benzeri ürünleri görecek bir kez daha
etkileneceksiniz.
Aracımızla
Beyşehir istikametinde yol alıyoruz, şirin ilçemize ulaştığımızda bizi
Türkiye’nin ikinci büyük gölü karşılayacak, göl kenarında yürüyüşle başlıyoruz.
Yürüyüşün ardından, " EŞREFOĞLU
CAMİİ " Göreceğiz.. Bu camii Anadolu'daki ahşap direkli camilerin en
büyüğü ve orijinalidir. Sonra gölde Tekne
Turu’na Çıkıyoruz " Ortalama olarak 1 saat sürecek programda adaya
çıkarak güzel kareler yakalayacağız,
Öğle
yemeğimizi almak için yaka Manastır’a
gideceğiz burada tarhanayı tanıyacak, tarhana yapımını öğreneceğiz, bu sırada
kurutulan tarhanaların ülkenize götürecek olmanız sizleri mutlu edecektir.
Beyşehir dilince akla ilk gelen sazan balıklarıdır. Bu nedenle buraya gelip balık
yenilmeden gidilmez, balığımızın yanında mezelerimizi afiyetle yedikten sonra
Son durağımız olan " Eflatun Pınar " görüyoruz, sonra Konya’ya dönüyoruz.. Tarhana Çorbası
– Sazan Balığı – Yeşillik Salatası Öğle Menümüz olacaktır.
Bu Akşam
yemek yemiyoruz, Beyşehir’de geç yediğimiz öğle yemeği sonrası bu gece ara
aşımızı yiyeceğiz, Konya’da varlıklı ailelerin geç saatlerde yedikleri ve
özellikle kış aylarında dağda avlanan tavşan etinden çorbası yapılan bu yiyecek
Halk arasında ARABAŞI olarak ta bilinmektedir. Şefimizi ile birlikte
yapacağımız Ara aşı hamuru ve öncesinde hazırlanmış tavşan eti çorbası ile
gecenin ilerleyen saatlerinde afiyetle yemeğimizi yiyoruz. Üzerine Türk
kahvemizi sohbet eşliğinde içtikten sonra otelimize Transfer.
Konaklama Otelimizde
Gece menüsü
Tavşan Etli Çorba
Çorba Hamuru
|
5.GÜN
|
MEVLEVİLİK
– MEVLANA
|
Bugün
maneviyatı yüksek bir gün yaşayacağız, kahvaltımız alıyor ve rehberimizin gün
içerisinde yapılacak programı anlatmasının ardından Konya Şehir merkezine
hareket ediyoruz.
Öncelikle
Türklerde Hunlardan, Selçukluya Osmanlıdan Türkiye Cumhuriyetine değişmeyen
gelenek büyüklerin ve eğitenlerin öncelikli olmasıdır, bu sebeple Mevlana’nın
Hocası eğitmeni Şems Tebriz ilk ziyaret noktamız oluyor, ŞEMS TEBRİZİ
MEVLANA’NIN; Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım
sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep
aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. Ben onun
avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar
berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim.
Dediği Şems Tebrizi hakkında bilgi alıyoruz, ve KADİM DOSTU, Mevlana Celaddini
Rumiye gidiyoruz.
MEVLANA
MÜZESİ: Eskiden Mevlâna'nın
dergâhı olan,1926 yılından beri faaliyet gösteren "Mevlana Türbesi"
olarak da anılan, türbesi dört fil ayağı üzerine yapılan Komplekstir. Müze alanı bahçesi ile birlikte 6.500 m² iken, yeri
istimlak edilerek Gül Bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m²ye
ulaşmıştır. Müzenin avlusuna "Dervîşân Kapısı" ndan girilir. Avlunun
kuzey ve batı yönü boyunca derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, matbah
ve Hürrem Paşa Türbesi'nden sonra, Üçler Mezarlığı'na açılan Hâmûşân
(Susmuşlar) Kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun
ve Hasan Paşa türbeleri yanında semahane ve mescit bölümleri ile Mevlâna ve
aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır. Avluya
Yavuz Sultan Selim'in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı şadırvan ile
"Şeb-i Arûs" havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selsebil adı
verilen çeşme, ayrı bir renk katmaktadır.Rehberimizle birlikte ayrıntısıyla gezeceğimiz müzenin sonrasında öğle
yemeğimizi özel bir restoran olan SOMATÇI’da alıyoruz. MEVLEVİ yemeklerini
tadacağımız bu restoranda merak ettiğiniz yemeklerinde tariflerini
alabilecekseniz. Bugün Öğle yemeği Menümüz (Şükür Tabağı,Sirkenci Gün,Hassaten
Lokma,Badem Helvası ) olacaktır.
(Mevlevi
Mutfağı) Bölgede Farklı konsepti ile dikkat çeken Cafelerde vereceğimiz küçük
molalar sonrasında Rehberimiz ile birlikte Mevlana Çarşısından geçerek Aziziye
Camii görülüp anlatılacak ve sonrasında BEDESTEN’de
serbest zaman verilecek.
"Gel, Gel, ne olursan ol, gel!
İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, gel!Bizim dergâhımız ümitsizlik
dergâhı değildir.Yüz kerre tövbeni bozmuş olsan da yine gel!" Diye
insanlığa seslenen Mevlâna’nın bölgesinden usulca uzaklaşıyoruz. Konya’nın ilk yerleşim yerlerinden olan Meram
bölgesine gidiyoruz. Vakt-i Şerif hayrola; hayırlar fethola; şerler defola;
derviş kardeşimizin hizmetleri mübarek ola. Hû diyelim, Hû.. gülbangı ile
Mevlevi dergahının önemli isimlerinden ATEŞBAZ
VELİ türbesine gidiyoruz. Bir aşçı olmasına karşın türbesi bulunan tek
kişidir. Ateşbaz Veli.. Konya Gastronomisinin Ana Temasını oluşturur, her yıl
düzenli olarak Yemek yarışmaları yapılmaktadır..
Bağları ile Meşhur Meram’a devam ediyoruz,
Sözlüklerde,"İstek,amaç,gaye,maksat" anlamına geldiğinden bahsedilen
"MERAM" kelimesi, Evliya Çelebi, Seyahatnamesi'nde gezip-gördüğü
yerler arasında bağ bahçe, bostanlardan söz ederken bağlık-bahçelik bu yerlere
her defasında "Bağ-ı Meram" ifadesini kullanmaktadır; hatta buraların
Konya'nın Meram'ı gibi olduğunu ifade etmektedir. “ Peçevi şehrinin Baruthane
mesiresi, Kırım’ın Sudak Bağı, İstanbul’un 175 ten fazla bahçe ve gülistanları,
Tebriz’in Şah-ı Cihanbağı, Konya’nın Meram Mesiresinin yanında bir çemenzar
bile değildir. Meram’da göreceğimiz yerler arasında Seyir Terası – Tavus Baba
ve Mesire alanı olacaktır.
Akşam yemeğimizi Meram’da alıyoruz. Bugün Akşam menümüzde
Tandır Çorbası – Tandır Kebabı ve Saç arası olacaktır. Yemeğimizi
aldıktan sonra aracımızla MEVLANA KÜLTÜR MERKEZİNE gidiyoruz.
NOT:
Bu akşam atölyemizde yemek yapımı olmayacaktır. Sema programına katılacağız.
MEVLEVİ
SEMA TÖRENİ: Allah’a ulaşma yolunun
derecelerini sembolize eden, içinde dini öğe ve temalar barındıran ve bu
haliyle ayrıntılı kural ve niteliklere sahip tasavvufî bir törendir.
Mevlevîliğe özel bu seremoni, 17 Aralık 1273 zamanında belli bir kurala bağlı
kalmaksızın yapılmaktadır, Tören, birbiriyle bütünlük içinde farklı tasavvufî anlamlar
içeren naat, ney taksimi, peşrev, Devr-i Veledî ve dört selâm bölümünden
oluşmaktadır. Sema Töreni, Mevlevîlik kültürünün doğru olarak aktarılabileceği
mekânlarda gelenekten gelen Mevlevî müziği ile icra edilir. Itri’nin rast
makamında bestelediği 17. yüzyılın sonundan itibaren çalınmakta olan naat-ı
şerif ile törene başlanır. Pir Adil Çelebi gibi bestekârlar tarafından
bestelenmiş ilahiler, müzik eğitimi almış koro tarafından okunur. Ney, kudüm ve
ut gibi enstrümanlar, koroya eşlik eder.
Program yaklaşık 2 saat sürmektedir. Programın bitiminden
sonra Köy evine transfer ve Konaklama
|
6.GÜN
|
ÇATALHÖYÜK
|
Otelde alacağımız sabah Kahvaltısının
ardından Bugün önemli bir gün; Bugün
Tarihte ilk yerleşik hayata geçiş yaşayacağız.ilk ekimi yapacak hasat
toplayacağız. bunun içinde İnsanlığın gelişiminde önemli bir evre olan yerleşik
toplumsal hayata geçişle birlikte, tarımın başlangıcı ve avcılık gibi önemli
sosyal değişim ve gelişmelere tanıklık eden Çatalhöyük Neolitik Kentine
gidiyoruz, burayı önce rehberimiz ile birlikte tanıyoruz.
ÇATALHÖYÜK : 1958 yılında J. Mellaart tarafından keşfedilmiş,
1961-1963 ve 1965 yıllarında kazısı yapılmıştır. Yüksek tepenin batı yamacında
yapılan araştırmalar neticesinde, 13 yapı katı açığa çıkarılmıştır. İlk
yerleşme, ilk ev mimarisi ve ilk kutsal yapılara ait özgün buluntuları ile
insanlık tarihine ışık tutan bir merkezdir. Bina yapımında kullanılan malzeme
kerpiç, ağaç ve kamıştır.
Çatalhöyük'te ele geçen alet ve
malzemelerin hemen hepsi taş, pişmiş toprak, baltalar, sığ tabaklar, yüksek
kabartma bereket tanrıçası motifleri ile süs eşyası olarak kullanılan bilezik
ve kolyelerdir. Pişmiş topraktan iri taneli hamura sahip, çarksız siyah ve
kiremit renkli kaplar ve çanaklar bulunmuştur.
kayıtlara dayalı ilk buluş olan yiyeceklerden buğday
mercimekten oluşan menü ile öğle yemeğini yapıyoruz. Dibekte
Haşlanmış Buğdayı dövüyor ve bu buğdaydan Buğday Çorbası- Keşkek yapıyoruz..
yine yöreye ait- Pekmezli Pancar tatlı olarak menümüze dahil oluyor.
Öğleden sonra Meke Krater Gölüne
gidiyoruz, Konya'nın Karapınar ilçesinde, sönmüş bir volkan kraterinin gaz
patlaması sonucu suyla dolmasıyla oluşan ve ortasında adacıklar bulunan
gölün,birincil krater çukurunun uzunluğu 800 metre, genişliği 500
metredir.burada vereceğimiz molanın ardından Konya’ya geri dönüyoruz.
Akşam Otelimiz Toplantı salounda yapılacak
yöresel Kına Gecesi için hazırlık yapıyoruz. Kına Gecesi öncesinde Rehberimiz
Program hakkında bilgi verecektir. Akşam Yemeğimiz Evimizde Batırık Dediğimiz / Sulu ve Katı
olarak Farklı yapım şekilleri olan,Sebzeler ile tüketilen Göçmen yörük yemeği
olacaktır. ( Kına Gecesi organizasyonu Otelimizdedir. )
KINA GECESİ: Evliliğe doğru yol alırken, ‘kına gecesi’ son durağınızdır. Geleneksel anlamda gelinin kendi ailesiyle vedalaşmasını simgeler. Kına geceleri geçmişten bu yana genelde hüzünlü geçmesi özelliğiyle bilinir. Ağıtlar yakılır, gelin ağlatılır ve gelinin ailesi duygulanır. Gelin adayı hem güler hem ağlar. Geleneksel anlamda kına yakmak gelinin kendi ailesiyle vedalaşmasını ifade ettiği gibi, eşleri birbirine bağlamak anlamına da gelir. Gelinin ve davetlilerin eline yakılan kına ile çiftin sevgisi kutsanmaktadır.
MENÜ VE ETKİNLİK DETAYLARI
1.Gün | Geliş Günü Dinlenme – Alışma
Öğle Menüsü : Konya’ya Geliş Saatine göre Belirlenecektir.
Akşam Menüsü :Yufka Ekmek – Kuzine Sobada Soğan – Patates Pişirilecek, Yeşillikler ve
Baharatlar.
Etkinlik :İlk Gün, Dinlenme ve Ev Tanıtımı
2.Gün | Selçuklunun izinde
Kahvaltı : Otelde Açık büfe Kahvaltı
Öğle Menüsü : Yağlı Somun ( Küf Peynirli ) – Demleme Çay ve
Ayran
Akşam Menüsü :Terhum Çorbası – Kuru Patlıcan-Biber-Kabak Sarması – Höşmerim – Şerbet
Etkinlik : Selçuklu Eserleri Geziliecek,
Pazara Gidilip alış veriş yapılacak, Atölyede Yemek yapılacak, akşam sohbetine
Şerbet yapılacak, Yöresel Oyunlar oynanacak.
3.Gün | Selçuklu – Aya Elana ve Sille Köyü
Kahvaltı : Yöresel Konya kahvaltısı yapılacaktır.
Öğle Menüsü : Bamya Çorbası – Etli ekmek – Turşu - Garnitür
Akşam Menüsü :Tutmaç Çorbası – Topalak – İrmik Helva – Üzüm Hoşafı
Etkinlik : Selçuklu Eserleri ve Sille Köyü
ile Aya Elana Kilisesi Gezilecek, Pazara Gidilip alış veriş yapılacak, Atölyede
Yemek yapılacak, akşam Eve Götürmek için Atölyede Turşu yapılacaktır.
4.Gün | Selçuklu – Beyşehir - Seydişehir
Kahvaltı : Otelde Açık büfe Kahvaltı
Öğle Menüsü : Tarhana Çorbası – Sazan Balığı – Yeşillikle ve
Garnitür
Akşam Menüsü :Tavşan Eti Çorbası ve Çorba Hamuru ( Ara Aşı) – Türk Kahvesi
Etkinlik : Tınaztepe Mağarası – Seydişehir
ve Beyşehir Gezilecek, Tarhana yapımı öğrenilecek, akşam Atölyede Ara Aşı
hamuru yapılacak, Türk kahvesi yapımı öğrenilecektir.
5.Gün | Selçuklu – Mevlana - Mevlevilik
Kahvaltı : Otelde Açık büfe Kahvaltı
Öğle Menüsü : Şükür Tabağı – Sirkeci gün – Hassasaten Lokma –
Badem Helvası )
Akşam Menüsü :Tandır Çorbası – Tandır Kebabı – Saç arası tatlısı
Etkinlik : Mevlevilik ve Mevlana Gezileri
yapılacak, Şems Tebrizi ve Ateşbaz Veli gezilecek, Meram Bağları Görülecek ve
SEMA PROGRAMI yapılacaktır. Bu akşam Atölye Etkinliğimiz olmayacaktır.
6.Gün | Selçuklu – ÇATALHÖYÜK –
MEDENİYETİN DOĞUŞU
Kahvaltı : Otelde Açık büfe Kahvaltı
Öğle Menüsü : Dibekte
Dövülmüş Buğday Çorbası – Dibek Buğday Keşkeki – Pekmezli Pancar Tatlısı
Akşam Menüsü :Batırık – Kısır – Sebze - Garnitür
Etkinlik : Çatalhöyük gezilecek, Mekke Gölü ve Karapınar Çukurları görülecek,
Dibekte buğday Dövülecek, Atölyede batırık ve Kısır yapılacak – Çetnevir
Tepsisi Hazırlanacak, KINA GECESİ yapılacaktır.
SMS ÜYELİĞİ
Turlarımızdan haberdar olmak için SMS sistemimize üye olunuz.







